Turkish-English translation for " bir"

 

" bir" English translation

Results: 1-27 of 151

bir {adjective}

bir {adj.} (also: tek)

single {adj.}

benim için tek bir sayfa alanı yarat

create a single page field for me

bir {adj.} (also: bazı, bazı biraz)

some {adj.}

... olup olmaması konusundaki sorular uzmanları belli bir süredir meşgul etmekte.

The question, whether…has been preoccupying the experts for some time.

... bir sürü farklı şekilde tanımlanabilir. Bazı kişiler ise bu terimin ...'u açıkladığını savunuyorlar.

…may be defined in many ways. Some people argue that the term denotes…

bir

bir alt düzeyini göster

expand one level

bir düzey indirge

demote one level

ikili tabanda bir

binary one

basamak bir

digit one

bir buçuk

one and a half

bir (also: ben)

I

Öğle yemeğinin servisinin yapılacağı başka bir oda rezerve etmek istiyordum.

I would like to reserve an additional room, where lunch will be served after the meeting.

Birlikte çalışmaya başlamamızın ilk gününden beri onu ... bir insan olarak bilirim.

Since the beginning of our collaboration I know him / her as a…person.

Bu pozisyondaki yeni görevleri bir giriş sınavı gibi görüyor ve onları dört gözle bekliyorum.

I see new tasks / this position as a welcome challenge, which I look forward to.

İnanıyorum ki ...diğer adaylardan bir adım önde değerlendirilmelidir çünkü ...

I believe…should be considered ahead of other candidates because…

İlan verilen pozisyona ... olarak başvurmak benim için bir zevktir.

I have pleasure in applying for the advertised position, as…
a

doğrusal bir dizgenin koşullu kararlılığı

conditional stability of a linear system

Kayıtlarımıza göre, yukarıdaki fatura için hala herhangi bir ödeme yapılmamış.

According to our records, we have not yet received a remittance for above invoice.

doğrusal bir dizgenin mutlak kararlılığı

absolute stability of a linear system

bir büyüklüğün uzlaşılmış gerçek değeri

conventional true value of a quantity

bir tür aralık belirten köşeli ayraçlar

brackets denoting a type of interval

bir (also: o)

Bu çalışmalardan çıkan kanıt ... konusuyla ilintili olarak bir sürü faktör öne sürüyor.

The evidence from these studies suggests a variety of factors related to…

Öğle yemeğinin servisinin yapılacağı başka bir oda rezerve etmek istiyordum.

I would like to reserve an additional room, where lunch will be served after the meeting.

... olup olmaması konusundaki sorular uzmanları belli bir süredir meşgul etmekte.

The question, whether…has been preoccupying the experts for some time.

Birlikte çalışmaya başlamamızın ilk gününden beri onu ... bir insan olarak bilirim.

Since the beginning of our collaboration I know him / her as a…person.

Anlaşmamızın bir gereği olarak size imzalamanız için kontratı gönderiyoruz.

In accordance with our verbal agreements, we are sending you the contract for your signature.

bir varlık veya borcun vergiye esas değeri

tax base of an asset or liability

Öğle yemeğinin servisinin yapılacağı başka bir oda rezerve etmek istiyordum.

I would like to reserve an additional room, where lunch will be served after the meeting.

bir varlığın yerine koyma maliyeti

replacement cost of an asset

bir varlığın yeniden değerlenmiş tutarı

revalued amount of an asset

Çalışmamız ... sürecinin anlaşılmasına açılan bir pencere olarak hizmet veriyor.

Our study serves as a window to an understanding of the process…
 

Usage examples

Usage examples for " bir" in English

These sentences come from external sources and may not be accurate. bab.la is not responsible for their content. Read more here.

     on bir

     bir klip

     bir daha

     bir daha

     bir daha

     Bir başka

     ıkide bir

     diğer bir

     diğer bir

     diğer bir

     yılda bir

     bir parça

     bir nebze

     karede bir

     Bir defada

     Bir kez sor

     Herhangi Bir

 

Forum results

" bir" translation - forum results

Similar words

binaenaleyh · binalar · bingo · biniş · binlerce · binme · binom · bınomdağ · Bip · bipleyici · bir · bira · birader · birahane · bırak · bırakılan · bırakmak · biraz · birazdan · birbirine · birey

In the Danish-English dictionary you will find more translations.