bab.la Language World Cup 2014

FR
VS
DA
Je t'aime Jeg elsker dig

Vote for your favourite language!

Turkish-English translation for "sürekli"

 

"sürekli" English translation

Results: 1-27 of 59

sürekli {adjective}

sürekli {adj.} (also: aynı sayfa)

continuous {adj.}

web'lerin sürekli geliştirilmesi

continuous development of webs

sürekli tasarım uygulaması

continuous design implementation

Animasyonlar sürekli hareket içerisinde olan bir dizi resimdir.

Animations are a series of pictures that appear to be in continuous motion.

sürekli - sayfa sonu yok

continuous - no page break

sürekli çizgili kaydedici

continuous line recorder

sürekli {adj.} (also: değişmez, sabit, Devamlı)

constant {adj.}

İşyerinde günün 8 saatini CAD işleri yaparak bilgisayarda geçiriyordum ve omzum, sürekli fare kullanmaktan devamlı ağrıyordu.

At that point, I was spending eight hours a day on the computer doing CAD work and my shoulder was in constant pain from using the mouse all the time.

Jabra mikrofonlu kulaklıkları, personelinizin sürekli hazır bulunmasını garantilediği gibi en son bilgiye göre gecikmeden hareket etmelerini de sağlar.

Jabra headsets ensure the constant availability of your staff and enable them to act promptly on the latest information.

Tüpler kolayca yanıyordu ve sürekli değiştirilmeleri gerekiyordu.

The tubes burned out easily and had to be constantly replaced.

Bilgisayarınıza sürekli hangi yazıcıyı kullanacağını söylemek bir eziyettir.

It's a chore to constantly tell your PC which printer to use.

Özet akışlarının biçimleri yeni sürümlerle sürekli güncelleştirilmektedir.

Feed formats are constantly being updated with new versions.

sürekli {adj.}

permanent {adj.}

sürekli {adj.} (also: kalıcı)

perpetual {adj.}

sürekli borçlanma araçları

perpetual debt instruments

sürekli borçlanma araçları

perpetual debt instruments

sürekli {adj.}

continuative {adj.}

sürekli {adj.} (also: aralıksız)

unceasing {adj.}

sürekli

Is a certain translation missing here? Let us know or submit your own translation below.
 

Similar translations

Similar translations for "sürekli" in English

 

Context sentences

Context sentences for "sürekli" in English

These sentences come from external sources and may not be accurate. bab.la is not responsible for their content. Read more here.

Office dosyalarınız ile masaüstü ve web arasında sürekli biçimlendirmeyi sürdürün

Maintain consistent formatting with your Office files between desktop and web

Yazı defterine, çizgili bir kağıda yazıyormuş gibi sürekli olarak yazabilirsiniz.

You can write continuously on the writing pad, like writing on a piece of lined paper.

Yeni resimler alırken aynı etiketleri sürekli olarak yazmanıza gerek yoktur.

You don't have to keep typing the same tags over and over whenever you get new pictures.

Tanımlar, sürekli büyüyen olası yazılım tehditleri ansiklopedisi gibi hareket eden dosyalardır.

Definitions are files that act like an ever-growing encyclopedia of potential software threats.

Büyükannemle büyükbabam sürekli kızımın video ve resimlerinden oluşan bir albüm istiyor.

My grandparents keep asking for a keepsake of videos and pictures I've collected of my daughter.

... zaman kısıtlaması olan işlerde sürekli olarak yüksek kaliteli işler üretir.

...consistently produces high quality work in a timely fashion.

Yeni virüsler sürekli yazıldığı için virüsten koruma programlarının çoğu sıkça güncellenir.

Because new viruses are being written all the time, most antivirus programs are updated frequently.

Orijinal yapbozların sürekli olarak güncellenen koleksiyonu.

Drag the mortar, aim, and fling the melon to collect the fruit!

Orijinal yapbozların sürekli olarak güncellenen koleksiyonu.

Start a career, compete in a tournament, or play against a friend.

Hizmetlerimizi geliştirmek için sürekli çalışıyoruz ve herhangi bir zamanda hizmetleri değiştirebiliriz.

We continuously work to improve the services and may change the services at any time.

Windows sürekli kayıt defterindeki bilgilere başvurur.

Windows continually refers to the information in the registry.

Kalenizin önüne, gol girişimlerini sürekli olarak durdurabilecek bir hareketli elektrik alanı yerleştirir.

Puts a moving electrical field in front of your goal that continuously stops goal attempts.

Makro Kaydı tuşuna bastığınızda LED sürekli yanmaya geçer ve kayda başladığınızda yanıp söner.

The LED changes to a steady glow when you press the Macro Record key, and blinks when you start recording.

Bir eklentiyi yalnızca Internet Explorer'ın sürekli olarak kapanmasına neden olduğunda kapatmanız önerilir.

We recommend that you only turn off an add-on if it repeatedly causes Internet Explorer to close.

Siz bir e-postayı yazarken yazım sürekli denetlenir.

Spelling is checked continuously as you compose an email.

Donanım ve yazılım üreticileri bu bilgileri sürekli güncelleştirmektedir, bu nedenle dönüp sık sık yeniden denetleyin.

Hardware and software manufacturers continue to update this information, so check back often.

Jabra Pro™ 9400, özellikle başkalarıyla sürekli iletişim halinde olan ofisler için kablosuz bir mikrofonlu kulaklıktır.

Jabra PRO™ 9400 is a wireless headset made for highly connected offices.

Koleksiyonunuzdaki her albüm ve şarkı için sürekli doğru ve tam bilgi girilmesi, şarkılarınızı hızla bulmanızı sağlar.

Maintaining correct and complete information for each album and song in your collection will allow you to find your music fast.

Windows pilinizin güç düzeyini sürekli izler ve pil gücü düşük ve kritik düzeylere eriştiğinde sizi uyarır.

Windows continuously monitors the power level of your battery and warns you when the battery power reaches low and critical levels.

İlk bilgisayarınızı kablolu bağlantıyla yönlendiriciye sürekli bağlı tutabilirsiniz veya kablosuz bağlantıya geçebilirsiniz.

You can keep your initial PC permanently connected to the router with a wired connection, or you can switch to a wireless connection.
 

Suggest new Turkish to English translation

In the two input fields below you can add new Turkish translation suggestions to be included in the Turkish-English dictionary. Perhaps you know of a particular Turkish regional expression or a Turkish colloquial term. This is your chance to share what you know with everyone else through the Turkish-English dictionary.

TurkishTurkish

Latest word suggestions by users: a bird in a gilded cage, legal right of set-off, earnings-diluted, discount business, deferred bond

Similar words

More in the English-Norwegian dictionary.