"keyif" English translation

TR

"keyif" in English

TR

keyif {noun}

volume_up
keyif (also: mutluluk, saadet)
keyif (also: Alkış, neşe)
keyif (also: zevk)
keyif (also: neşe, sevinç)
keyif (also: zevk, sefa)

Context sentences for "keyif" in English

These sentences come from external sources and may not be accurate. bab.la is not responsible for their content. Read more here.

TurkishAra ara Solitaire veya Bejeweled oynamaktan keyif alan sıradan bir oyuncu musunuz?
A casual player who indulges in the occasional bout of Solitaire or Bejeweled?
TurkishEn yeni yazılımları kullanmaktan hoşlanıyor ve yeni teknolojileri denemekten keyif alıyorsanız.
You like to use the latest software and enjoy experimenting with new technology.
Turkishİkisi de güzeldir ancak beraberken çok daha keyif verici olurlar.
Each on its own is nice, but together they create something with extra sparkle.
TurkishHatta tüm ailenin gösteriden keyif alması için Media Center bilgisayarınızı TV'ye bağlayabilirsiniz.
You can even connect your Media Center PC to your TV so the whole family can enjoy the show.