German | Phrases - Academic | Opening

Opening - Introduction

Bu tezde/ kağıtta/ denemede ...'ı tetkik edeceğim/soruşturacağım/ araştıracağım/ değerlendireceğim/ analiz edeceğim.
In diesem Aufsatz / dieser Abhandlung / dieser Arbeit werde ich ... untersuchen / ermitteln / bewerten / analysieren...
General opening for an essay/thesis
Bu soruyu cevabına ... konusuna daha yakından bakarak ulaşabilirz.
Um diese Frage zu beantworten, beginnen wir mit einer ausgiebigen Betrachtung von...
To introduce a specfic area of a subject on which you shall focus
... olup olmaması konusundaki sorular uzmanları belli bir süredir meşgul etmekte.
Die Frage, ob ... , hat die Experten seit einiger Zeit vollständig in Anspruch genommen.
General opening to introduce a subject
Bu çok iyi bilinen bir gerçektir ki ...
Es ist eine wohlbekannte Tatsache, dass...
General opening to introduce a subject that is well-known
... hakkında büyük şeyler yazılıp söyleniyor.
Über ... ist bereits sehr viel geschrieben und geäußert worden.
General opening to introduce a subject
Günümüzde genel olarak ... kabul görmüş durumda.
Heutzutage ist allgemein anerkannt, dass...
General opening to introduce a subject that is generally agreed upon, but which you would like to question
Daha sonra ... faktörlerini inceliyoruz
Anschließend überprüfen wir die Faktoren...
Developing your opening to describe exactly what your thesis involves
Bu analizimizi ... gerçeğini ortaya çıkarmak çıkarmak için kuruyoruz.
Wir stützen uns auf diese Analyse, um ... zu bestimmen...
Developing your opening to describe exactly what your thesis involves
... konusundaki kalıcı bir tema ...
Ein beständiges Thema in ... ist...
Introducing the main themes
Deneysel bir fenomen olarak, ... tekrar tekrar gözlendi.
Als empirisches Phänomen ist ... wiederholt beobachtet worden.
To emphasize the importance of your study
Bu genel bilginin aksine, bu çalışmayı tetikleyen asıl soru: ...
Vor diesem Hintergrund beschäftigt sich diese Arbeit mit folgender zentraler Fragestellung: ...
Specific statement saying what your study is about, comes after general background information
Bu araştırma ...'ın nedenlerini açığa çıkartıyor.
Diese Untersuchung erforscht die Ursachen für...
Specific statement of intention for your research
Bu konu hakkında yapılan son çalışmalar şunu söyledi: ...
Die Autoren neuerer Studien haben festgestellt, dass...
Used to present the current academic thinking around your chosen subject
Amacımız ...
Unsere Intention ist, ...
Used to state the main aims of the study
...'ı deneysel olarak tetkik ederek umuyoruz ki ... konusunda daha kapsamlı bir bilgi bütünü üretebilmişizdir.
Mit Hilfe der empirischen Untersuchung von ... wollen wir einen Beitrag für ein umfassenderes Verständnis von ... leisten.
Used to describe your method and introduce the central aspect of the study

Opening - Definition

... tanımı ile ... denmek isteniyor.
Definitionsgemäß ... bedeutet...
Used to define a certain word
Bu çalışmanın amaçları doğrultusunda, ... terimi ... anlamında kullanılacaktır.
In dieser Arbeit wird der Begriff ... im Sinne von ... verwendet.
Used to define a certain word
... tanımıyla ilgili açık ve net olmak oldukça önemlidir.
Es ist wichtig, sich die Definition von ... klarzumachen.
Used to define a certain word
... terimi ...'a gönderme yapıyor.
Der Begriff ... bezieht sich auf...
Used to define a certain word
... şekilde de yorumlanabilecek olan stardart model aslında ...'u öngörüyor.
Gemäß Standard-Modell kann ... als ... definiert werden.
Used to describe a word, for which a definition has been suggested, but leaves the possibility for personal interpretation
...'a göre ... , ... şekilde tanımlanmıştır.
Gemäß ... wird ... definiert als...
Used to describe a word, for which a definition has been suggested, but leaves the possibility for personal interpretation
... bir sürü farklı şekilde tanımlanabilir. Bazı kişiler ise bu terimin ...'u açıkladığını savunuyorlar.
... kann auf unterschiedliche Weise definiert werden. Einerseits wird behauptet, dass der Begriff ... bezeichnet...
Used to describe a word, for which a definition has been suggested, but leaves the possibility for personal interpretation
...'ın genel olarak ... şekilde anlaşılmıştır.
...wird im Allgemeinen verstanden als...
Used to describe a word, for which a definition has been suggested, but leaves the possibility for personal interpretation
... hakkında konuşurken aklımızda genel olarak olan yargı ...
Wenn wir über ... sprechen, meinen wir damit normalerweise...
Used to describe a word, for which a definition has been suggested, but leaves the possibility for personal interpretation
İki kısa örnek bu konsepti daha net anlamamıza yardım edebilir.
Zwei kurze Beispiele können dabei helfen, das Konzept zu verdeutlichen.
A statement, after which you can use examples to define an idea
Şunu vurgulamak önemlidir ki ...
Es ist wichtig zu betonen, dass...
Used when wanting to draw attention to your definition
Bizim odaklandığımız nokta ...
Unsere Aufmerksamkeit gilt...
A casual way to define a certain word
Sonuç olarak, ... tanımımızı netleştirmeliyiz.
Abschließend möchten wir unsere Definition von ... erläutern
Used towards the end of a paragraph, in order to define a certain word
Demek istediğimiz şu ki ...
Damit meinen wir...
Used to further explain a definition or give examples of that definition
Birçok farklı açıklama sunuldu.
Dazu liegen mehrere Erklärungsansätze vor.
A statement, after which you can further explain your definition
Bu açıklamaların temelinin ...'den geldiğini düşünebiliriz.
Diese Erklärungen haben ihren Ursprung in...
Used to clarify the basis for your definition
Açıklamalar birbirini tamamlıyor ve ... fenomenini açıklamamıza katkı sağlıyor.
Diese Erklärungen ergänzen einander und helfen somit, das Phänomen von ... zu erläutern.
Used after having given two similar examples, which together can be used to define a word
Takip eden ... konusunda uzmanlar ...'ı tartıştılar.
In Anlehnung an ... haben Wissenschaftler dargelegt, dass...
Used when there is one clear expert in your field, but others have contributed towards his definition

Opening - Hypothesis

Sonrasında ana soru şuna dönüşür: ..., ...'u nasıl etkileyebilirdi?
Daraus ergibt sich die entscheidende Frage: Wie beeinflusst ... ... ?
Used to present the main hypothesis
... için kanıt verilmişken, ... üzerinde etki gösteren faktörler kesin/ garantili görünüyor.
In Anbetracht der Nachweise für ..., scheint eine Untersuchung der Faktoren, welche ... beeinflussen, gerechtfertigt.
Used to present the main hypothesis
On yılı aşkın süre önce, ... ve ... şu soruyu temel alan bir tartışma başlattılar: ya ...
Vor über einer Dekade begannen ... und ... eine Diskussion zu folgender Frage: Wie...
Used to present the main hypothesis
Bu araştırma, ...'in ...'ı nasıl etkilediği üzerine bir seri hipotez testinden sonra ...'yı hedef alarak yapılmaktadır.
Diese Untersuchung setzt sich mit ... auseinander, indem eine Reihe von Hypothesen entwickelt und getestet werden, welche zeigen, wie ... ... beeinflusst...
Used to present the main hypothesis
Böylece, takip eden açıklama ... ile ortaya konmuş olup biz ... hipotezini oluşturuyoruz.
Demnach stellen wir auf Basis der Argumentation von ... folgende Hypothese auf...
Used to present the main hypothesis
Bu argümanlardan birkaçı ... tarafından formalize edildi ancak hiçbiri test edilmedi.
Einige Thesen sind von ... formalisiert worden, aber bislang ist keine gestestet worden.
Used to introduce the hypothesis and state that your study is unique
Bu çalışmalardan çıkan kanıt ... konusuyla ilintili olarak bir sürü faktör öne sürüyor.
Die Ergebnisse dieser Studien legen eine Reihe von Faktoren im Hinblick auf ... nahe...
Used to present the factors relevant to your study and your hypothesis
... ve ... arasında sıkı ve önemli bir ilinti bulundu.
... hat eine signifikante Korrelation zwischen ... und ... nachgewiesen.
Used to point out someone else's work, which has relevance to your own