German | Phrases - Academic | Statistics

Statistics - Empirical Data

...'den görülebileceği üzere ...
Aus ... wird ersichtlich, dass...
Used to describe raw data
...'dan anlayabileceğiniz üzere ...
Wie ... zeigt, ...
Used to describe raw data
Görülen veri ...'ı işaret ediyor olabilir.
Auf Basis der Daten scheint es naheliegend, dass...
Used to describe raw data
Sayılar gösteriyor ki ...
Die Zahlen legen offen, dass...
Used to describe raw data
Figürlerden/numaralardan anlaşılacağı üzere ...
Auf Basis der Zahlen ist es offensichtlich, dass...
Used to describe raw data
... kayda değer birkaç sonuçtu.
Zu den verschiedenen beachtenswerten Ergebnissen zählen...
Used to describe raw data that is especially important
Şu anki çalışmanın sonuçları gösteriyor ki ...
Die Ergebnisse der aktuellen Studie zeigen, dass...
Used to describe raw data

Statistics - Presenting

... sayısı arttı/azaldı/değişmedi.
Die Anzahl von ... ist angestiegen/zurückgegangen/konstant geblieben.
Used to further describe data, and any relevant trends
İstatistiklere göre ... sayısı, ... ile ... arasında ikiye katlandı/ yarıya düştü.
Die statistischen Ergebnisse zeigen, dass sich die Anzahl von ... zwischen ... und ... verdoppelt/halbiert hat.
Used to further describe data, and any relevant trends between a certain time period
Rakamlar gösteriyor ki ...'da ...'ya belirgin kalıcı bir artış/azalma var.
Die Zahlen zeigen einen beständigen Anstieg/Rückgang von ... nach...
Used to further describe data, and any relevant trends
... ile alakalı olarak ... rakamları artış/ azalış gösterdi.
Die Anzahl von ... ist in Übereinstimmung mit ... angestiegen/gefallen...
Used to further describe data, and any relevant trends
... ve ... arasında herkes rahatlıkla görebilir ki ... sayısı artmış/azalmış/değişmemiş.
Es ist deutlich erkennbar, dass die Anzahl von ... zwischen ... und ... angestiegen/zurückgegangen/konstant geblieben ist.
Used to further describe data, and any relevant trends between a certain time period
..., ... ile pozitif olarak ilintilidir/korelasyon gösterir.
... korreliert positiv mit... .
Used to describe the relationship between two sets of data
Tahmin edildiği üzere ...
Wie prognostiziert, ...
Used to further describe data, and confirm your original predictions
Bu buluş X'in tarif ettiği içerikle tutarlılık gösterir ki ...
Dieses Ergebnis stimmt mit X's Behauptung überein, dass...
Used to compare your results with someone else's
X'in de beni destekler nitelikte belirttiği ...
Dieses Ergebnis bestärkt die Annahme von X, dass...
Used to show that your results are consistent with someone else's
X'in bulduğu şeylerle uyumlu olarak ..., ... ile olumlu bir şekilde ilintilidir.
In Übereinstimmung mit den Resultaten von X, steht ... in positivem Zusammenhang mit...
Used to show that your results are consistent with someone else's

Statistics - Concluding

İstatistikler gösteriyor ki ...
Die statistischen Ergebnisse zeigen, dass...
Used to develop your ideas and to infer what the statistics mean in a broader sense
İstatistiklere göre ...
Gemäß der statistischen Ergebnisse...
Used to develop your ideas and to infer what the statistics mean in a broader sense
İstatistiklere baktığımızda kolayca görebiliriz ki ...
Ein Blick auf die statistischen Ergebnisse zeigt, dass...
Used to develop your ideas and to infer what the statistics mean in a broader sense
İstatistiksel olarak konuşursak ...
Rein statistisch gesehen,...
Used to develop your ideas and to infer what the statistics mean in a broader sense
İstatistiksel verileri de göz önüne aldığımızda özetleyebiliriz ki ...
Unter Berücksichtigung der statistischen Ergebnisse können wir annehmen, dass...
Used to develop your ideas and to infer what the statistics mean in a broader sense
Bu araştırmanın implikasyonları birden çok ve benzer durumda. Birincisi, ... oldukça kritik çünkü ...
Die Implikationen dieser Forschung sind vielfältig. Erstens ist ... entscheidend, weil...
Used to develop your ideas and give several conclusions of your results
Şu anki çalışmanın uygulanabilir implikasyonları da var. Birincisi, ... son derece göze çarpan ve strateji uzmanları tarafından kolayca anlaşılabilir bir sonuç.
Die vorliegende Studie hat auch Implikationen für die Praxis. Erstens ist ... intuitiv einleuchtend und kann darüber hinaus aus strategischer Sicht leicht nachvollzogen werden.
Used to develop your ideas and give several conclusions of your results