Turkish | Phrases - Travel | Flirting

Flirting - Conversation

Je peux me joindre à vous ?
Size eşlik edebilir miyim?
Asking if you may sit down at someone's table or stand next to him/her by the bar
Je peux vous offrir un verre ?
Size içecek birşey ısmarlayabilir miyim?
Asking if you may treat the person to a drink
Vous venez ici souvent ?
Buraya sık gelir misiniz?
Small talk
Vous faites quoi dans la vie ?
Peki, ne iş yapıyorsunuz?
Small talk
Vous voulez danser ?
Dans etmek ister misiniz?
Asking someone to dance with you
On sort prendre l'air ?
Biraz temiz hava almak istermisiniz?
Asking a person if he/she wants to go outside with you
On va se distraire ailleurs ?
Başka bir partiye gitmek ister misin?
Asking a person to come with you to another location
Sortons de là !
Hadi buradan dışarı çıkalım!
Asking a person to leave with you and go somewhere else
Chez toi ou chez moi ?
Benim evime mi yoksa senin evine mi gidelim?
Asking a person where you will spend the night together
Tu veux venir voir un film chez moi ?
Benim evimde film izlemek ister misin?
Inviting a person to see a movie at your home
Tu as quelque chose de prévu ce soir ?
Bu gece için bir planın var mı?
Asking for a date indirectly
Tu veux déjeuner/dîner avec moi un de ces jours ?
Benimle bazen öğlen yemeği/akşam yemeği yemek ister miydin?
Asking for a date
Tu veux aller prendre un café ?
Benimle bir kahve içer miydin?
Asking to spend some time together to get to know each other better
Je peux te conduire/ramener chez toi ?
Seni evine bırakabilir miyim?
Showing interest in not ending the night yet
Tu veux qu'on se revoit ?
Tekrar buluşabilir miyiz?
Asking for another date
Merci pour cette charmante soirée. Bonne nuit !
Bu hoş akşam için teşekkür ederim! İyi geceler!
Polite way of ending the night
Tu veux rentrer prendre un café ?
Bir kahve için içeri gelir miydin?
Inviting a person into your home

Flirting - Complimenting

Tu me plaît beaucoup.
Sen harikasın!
Complimenting someone on their looks
T'es tellement drôle !
Çok komiksin!
Complimenting someone on their humour
Tu as de très beaux yeux !
Çok güzel gözlerin var!
Complimenting someone on their eyes
Tu es un très un bon danseur / une très bonne danseuse !
Sen harika dans ediyorsun!
Complimenting someone on their dancing skills
Cette chemise/robe te va très bien !
Bu kıyafette/gömlekte çok güzel görünüyorsun!
Complimenting someone on their fashion sense/figure
J'ai pensé à toi toute la journée !
Bütün gün seni düşünüyordum!
Showing that you like the person a lot
C'était sympa de discuter avec toi !
Seninle konuşmak gerçekten çok hoştu!
Complimenting at the end of a conversation

Flirting - Saying No

Je ne suis pas intéressé(e).
İlgilenmiyorum.
Polite way of declining
Laisse-moi tranquille.
Beni yalnız bırak.
Straightforward way of declining
Va te faire voir !
Kaybol!
Rude way of declining
Ne me touche pas !
Bana dokunma!
Saying no when the other person is making physical advancements
Enlève tes mains de là !
Çek ellerini üstümden!
Saying no when the other person is touching you with his/her hands